Psikolojik Sağlamlık-1 (Öğrencileri Gözlemleme)

Eğitim-öğretim süreci, öğrencilerin yalnızca akademik alanda yeterliliklerini arttırma çabasından ibaret olmayıp aynı zamanda bireylerin hem kişisel hem de sosyal yaşantısını sağlıklı bir biçimde yönetebilme becerisini kazandırma sürecidir. Bu yaşam becerilerinin en başında psikolojik sağlamlık olarak adlandırılan kavramla karşılaşmaktayız.

Psikolojik sağlamlık, bireylerin stres, zorluklar, değişiklikler ve travmatik olaylar karşısında duygusal ve zihinsel dayanıklılık gösterme kapasitesini ifade eder. Yaşamın bir çok alanında ve döneminde ihtiyaç duyulan bu becerinin gelişmişlik düzeyi bireyin sosyal çevreden aldığı desteğe göre değişebilmektedir. Ailenin, öğretmenlerin ve akranların öğrenciye yönelik tutum ve davranışları bireyin psikolojik sağlamlık becerilerini önemli ölçüde etkilemektedir.

Yaşamın çeşitli döneminde bireyler farklı sorunlarla baş etmek zorunda kalır. Bir üst eğitim kurumuna geçme, yeni bir arkadaş ortamına dahil olma, bir sınavı kazanma, bir alanda performans sergileme, bir kayıp ile karşılaşma, kariyer planlama, sağlık problemleri yaşama, yetersizlikleriyle yüzleşme gibi süreçler bireylerin psikolojik sağlamlığının test edildiği anlara en yaygın örneklerdir. Bu nedenle öğrencilerin okul ortamında, akranları ve öğretmenleriyle olan ilişkilerinde karşılaştığı sorunlarla baş etme tarzları onların psikolojik sağlamlığı ile ilgili bilgi verebilir. Farkındalığı yüksek olan bir eğitimci, öğrencilerin yaşadığı çeşitli kriz durumlarında sergilediği davranış kalıplarına bakarak öğrencinin ne düzeyde psikolojik sağlamlığa sahip olduğunu fark edebilir ve öğrencinin ihtiyaç duyduğu davranış becerilerini tespit edebilir. Bu açıdan bakıldığında okul ortamında yaşanılan her kriz aslında öğrencileri tanımak ve onların ihtiyacı olan becerileri netleştirmek için bir fırsattır. 

Yüksek düzeyde psikolojik sağlamlık göstergelerinden birisi bireylerin stres faktörleri karşısında direnme becerisidir. Bireyin zorluklar karşısında geri çekilmemesi, kendini ifade edebilmesi, ihtiyaçlarını anlatabilmesi dolayısıyla hayata katılımının devam etmesi psikolojik sağlamlık göstergelerinden biridir. Bu perspektifte okul ortamında herhangi bir derste başarısızlık yaşayan bir öğrencinin derse karşı ilgisinin tamamen kesilmesi öğrencinin psikolojik sağlamlık alanında direnme becerisinin güçlendirilmesine ihtiyacı olduğu yönünde fikir verebilir. Öğrenci için sağlıklı yöntem geri çekilmek değil başarısızlığa rağmen süreçte kalabilmektir. Bu tür durumda eğitimci hemen müdahale etmek yerine öğrencide neyin eksik olduğunu ve öğrencinin neye ihtiyaç duyduğunu tahlil etmelidir.

Psikolojik sağlamlığın diğer göstergelerinden biri ise stresle başa çıkma becerisidir. Öğrenciler okul ortamında çeşitli stres faktörleriyle karşılaşırlar. Bir sunum hazırlama, sınava girme, zorbalığa maruz kalma gibi durumlar stres oluşturabilir. Bu tür kritik durumlar karşısında öğrencinin ne tür tepkiler verdiğini ve stresli durumları öğrencilerin nasıl geçirdiğini tespit etmek gerekir. Genellikle güçlü savunma mekanizmalarının kullanıldığı dönemlerde öğrencilerin kullandığı savunma mekanizmalarının işlevsel olup olmadığına bakılmalıdır. Örneğin öğrenci yalan söylüyor mu? Kendi yetersizliği veya eksikliğinden kaynaklanan başarısızlığı dışsal faktörlere yüklüyor mu? Suçlayıcı ve itham edici davranıyor mu? Kendi ifade etmekten imtina ediyor mu? Öğrenci sosyal çevresiyle iletişimini işlevsiz bir hale götürüyor mu? Madde kullanımı yaşıyor mu? Bu perspektiften sorulacak sorular öğrenciyi daha net biçimde tanımamıza yardımcı olacaktır.

Esnek olma en önemli psikolojik sağlamlık göstergelerinden biridir. Öğrenci stres durumları karşısında var olan işlevsiz davranış kalıplarını terk edip yeni davranış formlarına geçiş yapabiliyor mu? Örneğin öğretmen değişikliği öğrenci için stres faktörlerinden birisi olabilir. Her öğrenci her öğretmene aynı düzeyde yakınlık duyamayabilir. Ancak öğretmene duyulan yakınlık ile derslere yönelik sorumluluk ayrışmalıdır. Eğer öğrenci öğretmen değişikliği ile birlikte ilgili derse yönelik ilgisini ve sempatisini yitiriyorsa öğrencinin duygusal ve bilişsel alanda esnek olma becerisinin geliştirilmeye ihtiyacı olduğu düşünülebilir. Yine öğretim metodu değişikliği, sınıf değişikliği gibi durumlarda da aynı gözlemin yapılması yararlı olacaktır.

Krizlerle baş edebilmek için sosyal destekten yararlanma en işlevsel yöntemlerden biridir. Bu nedenle yardım isteme becerisi psikolojik sağlamlığın temel unsurlarından birisidir. Ancak bazı öğrenciler sorunlarını paylaşmamayı, kriz durumlarında destek istememeyi tercih eder. Bu tavrın çeşitli kök nedenleri olsa dahi bu davranış tarzının bireyin baş etme becerisini düşüreceği unutulmamalıdır. Bilmediği yerleri sormayan, ihtiyacını dile getirmeyen, karşılaştığı zorbalıklara seyirci kalan, uğradığı haksız bir tutuma karşı boyun eğen bireylerin yardım isteme becerileriyle ilgili desteğe ihtiyaç duyacağı ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Herhangi bir kriz anında veya stresli bir dönemde her şeyin daha kötüye doğru gideceğine ve artık çoğu şeyin iyi olmayacağına dair bir düşünce belirmeye başlar. Stres yaratan olaylardan sonra kişinin kendine ve çevresine yönelik karamsar bakış açısı doğması oldukça doğal ve sıradandır. Ancak bu durumun kalıcı hale gelmesi ve yaşama tamamen karamsar bir pencereden bakmak bireylerin yaşam kalitesini düşüren ve baş etme becerisini zayıflatan bir davranış kalıbı haline gelebilir. Bu nedenle stresli durumlardan kısa bir süre sonra pozitif bir bakış açısıyla yaşama tekrar tutunma sağlıklı birey davranışlarındandır. Kendisini tamamen yetersiz gören, sorumluluklarını yerine getiremeyeceğini düşünen, akranlarıyla aynı düzeyde muhatap olunan sorunlarla kendisinin baş edemeyeceğini düşünen bireylerin olumlu düşünme becerisini kazanmalarına ihtiyaç vardır. Örneğin Matematik dersinde akranlarından daha geri düzeyde bir akademik yaşantıya sahip bir öğrenci Matematik dersini asla yapamayacağına dair sabit bir düşünce geliştirmişse bu öğrencinin stres durumları karşısında öğrenilmiş çaresizliğe düşebileceğini ve kendisine şifa veren düşünceleri yaratmakta eksik olabileceğini fark etmek gereklidir.

Özet olarak öğrencilerin psikolojik sağlamlığını güçlendirmek için öncelikle onların sorunlarla nasıl mücadele ettiklerini, stres durumlarına karşı ne tür tepkiler verdiklerini gözlemleyebilmek oldukça önemlidir. Bu gözlemler neticesinde öğrencilerin eksik ve güçlü yönlerini tespit edebilir akabinde ihtiyaç duyduğu becerileri kazanmakta onlara yardımcı olabiliriz.

Bu yazıda psikolojik sağlamlığın başlıca göstergelerinin neler olduğu ve bu yetilere öğrencilerin ne düzeyde sahip olduğunu belirlemek için nasıl bir bakış açısı gerektiği ile ilgili paylaşımlar yaptık. Psikolojik sağlamlığı güçlendirmek için neler yapılabileceği ile ilgili bir sonraki yazıyı okuyabilirsiniz.

Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑